16 Ağustos 2012 Perşembe

evet.. 20.5 kilo gitti... 116. gün... dukanla seyrin son günlerindeyim..

Artık seyir döneminin sonlarındayım... biraz tempo, biraz karışıklık, biraz ramazan sofraları derken... ufak tefek kaçamaklar yapsam da... kilo verme devam ediyor yavaşlayarak da olsa... bu dönem için hedeflediğim kiloya 2 kilo kaldı... sonrası güçlendirme, yada benim modifiye güçlendirme dönemi olacak....

Daha önce de biraz bahsettim sanırım... Dukanın önerdiği 2. diyet yöntemini ben güçlendirme dönemi için uygulamayı düşünüyorum...

Mr Dukan; vereceği kilo göreceli olarak az olanlar, kilo vermeyi daha uzun süreye yaymak isteyenler için, bir ikinci alternatif olarak öneriyor bunu... haftada 2 gün protein günü, diğer günler abartmadan normal beslenme şeklinde özetlenebilir....

Ben de bu şekilde yapacağım...haftada 2 gün, pazartesi-perşembe saf protein günü yapacağım... diğer günler güçlendirme ve koruma döneminin bir karması olacak... yani yeme düzenimi tam bozmadan ama çok da kasmadan... ve de illaki abartmadan önümüzdeki bahara kadar devam edeceğim....7-8 ay... bu sürede 5-6 kilo daha verebilirim...yavaş yavaş.... şart değil ama versem daha da iyi olacak gibi :)) ama bu halimden de acayip memnunum...

Sanki yıllar öncesine dönmüş gibi hissediyorum... yeniden genç kız olmuş gibi.. komik ama vallahi öyle... bu duygu da inanın harika....

Öyle zorlanmadan ve rahat ve keyif keyif gitti ki bu son 20 kilo... daha 4 ay bile olmadan... diğer kilo verme maceralarımla kıyaslanırsa...gerçek bir mucize... etrafımda kilolu gördüğüm herkese bunu anlatasım var... üzülüyorum... niye inanmıyorlar... niye denemeye bile korkuyorlar.. niye yapıyorlar bunu kendilerine diye...

Belki de senelerdir birileri de bana bakıp böyle düşünüyordu... ama bana kadar gelmedi bu
düşünceleri... keşke, keşke gelseydi... keşke onca ağırlığı yıllarca taşımasaydım...

10- 15 sene yaklaşık... ne büyük kayıp... bence söylemek lazım.... dozunda uyarmak lazım... hafif baskı bile anlaşılabilir bu yolda... mobbing e dönüşmemek kaydıyla... gönüllü kararlılara da sonuna kadar destek.... önemli... sonucu ben yaşıyorum... ve her kilolu becerebilir... bence böyle...

işte o nedenle devamlı anlatıyorum... anlatıyorum.... ama çoğunlukla yüzlerdeki ifadeler şaşkın ama inançsız... bu da üzücü...

Baştan yenilgiyi kabul etmek... ben yapamam'larla zırhlanmak... denemeye bile yeltenmemek... yarım yanlış yapılmış denemelerden kompetan "hayır olmuyor" lar donatmak... yazık değil mi... lütfen yapmayın...

Bir beyaz sayfa açın yeter... olmazlarınızı "neden olmasın" larla.... yapamam'ları "aslında yaparım" la... hadi canım'ı "mümkün" le değiştirin.... inanın doğru söylüyorum.....

Kolay olmasa, neden bu kadar çırpınayım....

Bir an önce deneyin en azından.... ne kadar erken o kadar iyi... sonsuz zamanları yok insanların... olanı neden konforsuz yaşayalım ki....

Bol şans ve keyifli günler olsun hepimize..... sevgiyle :)

9 Ağustos 2012 Perşembe

Dukan diyetim.... kolaylaştıran uygulamalar....

Merhabalar...

Evet engin bir yaz rehaveti içinde biraz gecikerek yazabiliyorum bloğa... affola....

Dukan diyetinin seyir döneminin sonlarındayım artık... önceden de planladığım gibi... yaklaşık 20 kilo gitti dukanla... son 2 kiloyu da önümüzdeki bir iki haftada veririm sanırım...

Son kilolarda olmanın rahatlığıyla arada 3. dönemin nimetlerinden yararlanıyorum :)))) yani meyve yiyorum bazen kaçamak... ödül yemeği hakkı bile kullandım 2 defa... abartmadan... 2. dönemden 3. döneme yumuşak geçiş yapıyorum... ama ana prensiplere saygıda kusur etmiyorum hala...

Güçlendirmede de yine biraz farklı bir planım var... 1-2 ay kitaptaki güçlendirmeyi yaptıktan sonra.... Dukanın daha yavaş kilo vermek isteyenler ya da verecek kilosu az olanlar için önerdiği yolu denemek istiyorum. Haftada 2 gün... mesela pazartesi- perşembe protein günü yapıp... diğer günler 4. dönem gibi yaşamak... yani 4. döneme 1 gün daha protein günü ilave ediyorum... güçlendirme süreci bitene kadar böyle... yani 22 hafta... yada ekstra bir 5 kilo daha verene kadar... kilo verme daha da devam ederse klasik güçlendirmeye dönerim... yada 4. döneme erken geçiş yaparım... bakalım günler neler getirecek....

Gelelim benim hayatımı kolaylaştıran bazı "bence tiyolar" a :))

- Mayalı dukan ekmeği, beyaz peynir sabahları çok keyifli oluyor
- Çemensiz pastırma her öğünde çok lezzetli... ama piyasada paketli olanlardansa şarküteri reyonlarında rica ederek özenle çemenleri aldırttığım pastırmalar çok daha lezzetli
- Yanımda taşımak için yine dukan ekmeği (kızartılarak çıtır hale getirilmiş), karper ligth peynir, dukan kakaolu kurabiyesi, goji berry, ligth yoğurt çok pratik... porsiyonluk ligth ayranlar da burada sayılabilir..
- Yoğurtlu dondurma ( meyveli ligth yoğurt ve aroma katkılı) ya da dondurma çubukları, meyve aromalı olan bu çubuklar özellikle meyve özlemine iyi...
- Dolapta devamlı bulunan somon ızgara.... sıcak ya da soğuk çok lezzetli...
- Çikolata krizinde; yumurta sarısı, tatlandırıcı, 1 tatlı kaşığı kakao ile yaptığım karışım... :))
- Tavuk ızgaralı, kızarmış dukan ekmekli, hardallı yoğurt soslu salata... gerçek bir şölen
- Krepler.... bolca yapıp dondurucuya koyduğum ve tost makinesinde 2 dk içinde yemeğe hazır hale gelen sevgili krepler... ve içine uygun herşey...
- Masama aldığım ve devamlı dolu tuttuğum su takımım...
- Aromalar.. özellikle vanilya, tereyağı, çikulata aromaları
- jelatin ve agar agar.... meyve aromalı jöle, puding ve soğuk soslarda harika...

işte bunlarla geçiyor günler...

evet bu diyet çok başarılı... hayatımda ilk defa şaşırarak kilo veriyorum... gözlerim alışmadı hala yeni ben'e... yani o kadar hızla....yaşaşınnn... hem de nasıl :))))))

sevgiyle....

4 Ağustos 2012 Cumartesi

104. gün ve 18.5 kilo..... oleyyyyy :))) Dukan Diyetim harika...

Bu aralar biraz tembellik, biraz yoğunluk, biraz dikkat konsantrasyon kaybı derken.... yazma sıklığım çok azaldı... biliyorum affola... söz verdiğim tarifleri yayımlayamadım, ama inanın ben bile yapamadım çoğunu günlerdir... önceden bahsettiklerimi de... denemek için sabırsızlandıklarımı da yapabildiğim anda fotoğraflayarak yayınlayacağım söz verdiğim gibi.. ilk fırsatta...

Gelelim benim diyet yolculuğuma; gerçekten harika gidiyor... tam olarak, hiç bozmadan yapabiliyor muyum... hayır aslında... ama bir şey öğrendim bu kaçamaklarda... öncelikle üstü süste yapmayacaksın ve kaçamak yapıyorum suçluluğuyla abartmayacaksın... bir gün kaçamak yaptıysan, ki benimkiler çoğunlukla meyve ya da içki... bir defa da güllaç ( ne fena dimi, ama dayanamadım ne yapayım :))) ).. bunların ardından hemen mini atak yapacaksın.. 1-3 gün süren... sonra seyire devam...işte kaçamakları böyle dengeliyorum.. zaten 1 atak günü normal seyir dönemi döngüsünde var... ben sadece kaçamağın şiddetine göre bir yada iki gün ilave yapıyorum... aslında sanırım hafta sonları biraz bozuyorum... pazartesi- çarşamba dengeliyorum... perşembe cuma normal seyir sebze günü... ve cuma akşamı cts sabahı kilo tekrar negatife dönüyor...

Bn artık son 3-4 kilodayım seyir döneminde vermeye karar verdiğim... o nedenle biraz gevşettim... güçlendirmeye yavaş bir geçiş gibi.. ama diyetin başında kaçamak yok lütfen.. ben de 2,5 ay çok az diyet dışına çıktım...

Yani aman haaa... yanlış anlaşılmasın... hem bozarım hem zayıflarım diye bir düşler alemi sözü etmedim ben :)))

Zayıflamanın tadını çıkarıyorum doyasıya... iltifatları, şaşkınlıkları, güzel sözleri alıyorum içime... keyif keyif... bir misyoner gibi herkese anlatıyorum... yardımcı olmak istiyorum kilo savaşındaki herkese... bir "siz de yapın, vallahi çok kolay ve ödülü inanılmaz" anlatma durumundayım sürekli...

Kafamdaki "beden imajı" nı değiştirmek kolay değil sanki... farklı aynalardaki, camlardaki görüntüme takılınca gözlerim "aaaa bu ben miyim" oluyorum hala... ve hala inanamıyorum bu yeni bene...

Aslında o çok kilolu halimde de sanırım böyleydi... kilolar artmasına rağmen beyin kendini önceki beden durumunda sanıyordu... yoksa nasıl izin verdim ben buncasına.... inanamıyorum kendime... 52 kilo verdim... aslında vermem gereken daha kilolar var... ama yolculuğun başındaki yani 3.5 sene önceki halim... nasıl becermişim onca alabilmeyi, kontrolsüz ve o kadar vazgeçebilmeyi kendimden... aklıma sığmıyor inanan...

Bu defa da bu kadar olsun... iyi hafta sonları herkese... şansımız bol olsun.... :)))) sevgiyle...

26 Temmuz 2012 Perşembe

Dukanlı günlere devam... 95.gün... 17 kilo


Evettt... neredeyse 15 gündür yazamadım...

Çok yoğun koşturmalı karışık günlerdi... ben de tartılmaya bile zaman bulamadım.. ara ara diyeti bozmak durumunda kaldım... bu nedenle uzun bir duraklama yaşadım 10 günlük.. 3 gündür diyet eski rayına oturdu yine... ve sonunca 17. kilo da gitti... vallahi uğurlarken arkasından su dökmedim :))

Bulunduğum her mecliste konu öyle yada böyle diyete geliyor... ciddi bir anlatma ve savunma durumundayım... bence olanı, benim kolayca uyguladığımı anlatmaya çalışıyorum dilim döndüğünce... bu diyetin başlangıçta ne kadar da zor göründüğünü... imkansız gibi algılandığını bilmez değilim...ama işte... hiç de öyle değil...

Zaman geçiyor... kilolar gidiyor... ve ben de bu aşamada vermeyi düşündüğüm son 5 kilodayım... son 3.5 sene ve 50 kilo.... dile kolay... kendim bile şaşıyorum kendime... bu toplam kilo 55 olunca yani dukanla verdiğim kilo 22 i bulunca güçlendirme dönemine geçeceğim... 220 gün :)) uzun bir süre... bu diyetin en önemli dönemi... normal hayata geçiş ve koruma dönemi kısaca... usulune uygun yapılınca bir çok kişi kilo bile veriyormuş bu dönemde...

Kısaca 7-8 aylık bir güçlendirme dönemi bekliyor beni... bu dönemde de 2-5 kilo verirsem tam 80 li yıllara dönerim :))) vayy derim kendime.... aferim bana... hahahaha :))))

işte öyle... bakmayın bu keyif tebessümlerime... dukan yolculuğunun yarısında bile değilim daha... dediğim gibi asıl önemli dönem güçlendirme... yoksa başa dönme riski hep var... ama diyeti böyle kolay ise güçlendirme daha kolaydır diye düşünmekteyim.... işte öyle... sevgiyle...

Haftaya yeni tarifler olacak... tatlı denemeleri...

Bu arada unsuz ekmeğin tatlı kakaolu versiyonunu yaptım... çok kabarmıyor ama tadı müthiş ... bir de 8-10 dakikada pişiyor.. hatta daha az.. aman çok pişirmeyin... hafif az pişmişi daha da güzel... ıslak kakaolu kek gibi oluyor :))) vanilyalı dukan dondurması ile müthiş vallahi.... deneyenlere afiyet olsun... resimleri ile anlatacağım... bir de yoğurt dondurmaları var paylaşacağım sizlerle...

Şimdilik bu kadar olsun... sevgiyle...

11 Temmuz 2012 Çarşamba

80. gün... - 16 kilo :)).. Dukan Seyir dönemine devam...

Yazmaya uzunca bir ara verdim... biliyorum... Diyete devam ediyorum.... Ama arada az da olsa yaz meyveleri kaçamakları da var maalesef .. tabii beklenen sonuç, aralıklarla duraklama... ama inişler çıkışlarla da olsa... bu sabah itibariyle henüz 3 ay olmadan 16 kilo gitti... vallahi mucize gibi...

Şu anda 44 bedene girer oldum... kısaca hedefe sadece bir beden kaldı... 42 beden olunca güçlendirmeye geçme kararındayım... spor ve biraz dikkat derken sanırım 40- 42 beden aralığında bir yerlerde bitecek bu yolculuk...bu da beni eski hallerime döndürecek tümüyle...

3 sene önce nasılda inanılmaz görünüyordu bu hedef... ulaşması mümkün değil gibi.. ama işte ne kadar yakınımda... akıl alır gibi değil... toplamda 49 kilo... seyirde 6, güçlendirmede de 2-3 kilo gidince artık kilo koruma hedefini tutturmak kalıyor geriye...


Öyle iyi hissediyor ki insan kendini anlatamam... kaçamakları kontrol etmeye alıştım.. çok da kasmıyorum aslında artık.... ama KONTROL esas.. önemli olan bu kiloları geri almamak ise, önemli olan ömür boyu bu prensiplere dikkat etmek ise... ben de kendi adaptasyonumdayım... kaçamak dediklerim de abartılı değil zaten... arada bir iki kadeh rakı, birkaç meyve... çokkk nadiren çok özel tatlardan bir kaç tadımlık lokma ... evet bunlar da olmamalı biliyorum Dukana göre.. ama gördüm ki.. bunları kontrol edebilmek önemli... diyet bitti psikolojisinde olmadan, abartmadan, tatlardan mahrum da kalmadan yavaş yavaş geçiyorum güçlendirmeye... aslında öyle hızlı gitti ki son kilolar.. biraz daha yavaşlaması vücuda da toparlama zamanını verecek böylece... gerçi inanılmaz olan, bunca hızla giden kilolara rağmen, ciddi bir gevşeme de yok... ama bundan sonrasında da olmaması için kalan kilolar biraz daha yavaş gidebilir...

Evet işte böyle... 80 günde 16 kilo... inanılmaz değil mi.. bence de....

Biraz da son zamanlarda neler yediğimden bahsedeyim... sabahları 1 parça dukan ekmeği içine ( küçük silikon muffin kalıplarında yaptığım) peynir yada çemensiz pastırma, sebze günlerinde + domates, salatalık ve roka...yada yulaf kepekli krep.... saat 11 civarı sabah ki mini sandviçin aynısı.... öğlen 1-3 arası et, tavuk yada hindi sote ve az yağlı yoğurt, saat 5 civarı goji berry yada dukan kurabiye yada meyveli yoğurt.... akşam balık, et yada tavuk... sebze günlerinde sebze ilaveli... bazen derisi alınmış yarım ızgara tavuk... sonrasında tatlı niyetine tatlandırıcılı jöle, yoğurt yada kakaolu ligth puding.... acil durumlarda kakaolu mikrodalga keki.... yoğurtlu meyve aromalı dondurma çubukları ( kalıplarda kendi yaptığım)... dışarıdaysam et çeşitleri, salata ve diyet kola....işte çoğunlukla günler böyle geçiyor...

Bol bol su ve yeşil çay tabii ki......

Haftada 3-4 defa spor yapmaya çalışıyorum 45 er dakika... özellikle kollar için ağırlık çalışıyorum.... mümkün olan her durumda hareketli olmaya gayret ediyorum... hastane dikey yerleşimli olduğundan çıkışlarda hala asansör kullansam da, inişlerde her durumda merdivenlerdeyim...Ama yine de genelde oturarak yapılan bir işim olmasından dolayı istediğim ölçüde hareketli değilim....

Bu günlük bu kadar olsun.... yola devam :)) hepimize bol şanlar olsun :))

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Unsuz Dukan Ekmeği



MALZEMELER

2 yumurta (1 yumurta+1 yumurta akı da olabilir)
6 çorba kaşığı az yağlı SÜT TOZU
1/2 çorba kaşığı yulaf kepeği
2 çorba kaşığı yağsız süt
1 paket karbonat
Tuz ve biraz tatlandırıcı


Malzemeler iyice karıştırılıp küçük kalıplara 1 yada 1/2 çorba kaşığı kadar konulacak. 170 derece fırında 15 dk kadar, yada kabarıp üzerleri kızarana kadar pişecek.. Dışarıda soğuduktan sonra kalıplarından çıkınca sandviç ekmekleriniz hazır...

Afiyet olsun :))

Not; Ben orijinal tarife pek güvenemedim ve biraz yulaf kepeği ekledim. Onsuzda olacaktır. bu karışımdan bu ekmeklerin olması mucize gibi.... :))))))

Somon Izgara


MALZEMELER
Somon Flato
1 orta boy soğan
5-7 diş sarımsak
Tuz, Karabiber

Soğan jülyen tarzında ince uzun doğranır. Sarımsaklar ince ince kıyılmış halde eklenir. Tuz ve karabiber ilave edilir. Çok az yağla yağlanmış bir kapaklı fırın kabının tabanına bu karışım konulur... Somonlar derili kısım alta gelecek şekilde yerleştirilir. 150 derece de 20-25 dakika kapağı kapalı olarak pişirilir. Daha sonra balklar derisi üste gelecek şekilde çevrilir. Kapağı açık olarak 180-200 derecede üstü kızarana kadar pişirmeye devam edilir.

Üstü çıtır çıtır olup yağlarını bıkarınca ızgaranız hazır.

Afiyet olsun.....


2 Temmuz 2012 Pazartesi

71. gün - 14. 5 kilo... Dukan seyir dönemi... Arada kaçamaklar VE ELAZIĞ...

Evet, yeniden merhaba...

Son hafta yazamadım bloğa.. aslında biraz da utançtan sanırım...çok koşturmalı bir haftaydı... maalesef arada kaçamaklarım da oldu...seyahati bahane ederek :((... telafi çabalarım da tabii ki :))

Perşembe günü bir fakülte açılışı için, Elazığ'a gittim... tam bir süpriz her anlamda... öncelikle, aileleri adına yaptırdıkları fakülte binasının açılışında arkadaşlarımın yanında olmak için gittiğim bu gezi; arkadaşlarımın inanılmaz ev sahiplikleri ve seneler sonra, orada ailenin bir bireyi olarak karşıma çıkan sevgili çocukluk arkadaşım, tanıştığım sıradışı, harika insanlar, Elazığın beni şaşırtan coğrafyası ile çok da keyif aldığım bir tatil kaçamağına dönüştü...

Gün boyu eğlenerek yaptığımız lezzetli sohbetler...özlediğim aydınlık yüzler, yürekler... çok keyif aldım çokkkk.... sanki okul gezisinde gibiydik.. davetlilerin içinde istanbul'dan gelen bizim çekirdek grup ( bir arkadaşın deyimiyle Bizans grubu :)) ) kısa sürede kaynaştık.. biz kızlar ve sabırla bizlere dayanan, ama bir o kadar da eğlenen hastane yöneticisi arkadaşım... gerçekten keyifliydi... açılış, köy, Mor Mastar dağları, muhteşem çiftlik, Harput tepesi, Elazığ model evi, Elazığın şaşırtan iklimi, çedene kahvesi... ve yemekler tabii ki :))

Siz siz olun Dukan diyeti yaparken Elazığa gitmeyin... gittiniz yöresel tatlardan, tatlılarından uzak durun.. neymiş öyle ballı lokma tatlısı, Orcik ( cevizli sucuk) falan... sakın ha... yakınına bile yanaşmayın... tabii bana, gidip tüm bunları yemeden, kimse böyle şeyler söylemediği için... hazırlıksız yakalandım maalesef :)) e hal böyle olunca da, birer ikişer parça derken.. aa bir baktım bayağ bayağ tatlıları götürmüşüm ben.. tüm gün herkese bir misyoner ciddiyetiyle "Dukan Diyeti" anlattıktan sonra.... bunları yemem de ayrıca ironik di biliyorum.. ama işte öyle... mazeretim var hocam.. kimse bana Elazığa gitme demedi öncesinde :))))))))


Neyse işte böyle sevgili dostlar... hafta sonu çok ciddi spor ve diyete dikkat ile geçti... bir de koşturma ve teras çalışmaları eklenince programa... sabah baktım Elazığ etkisine rağmen bir yeni kilo daha gitmiş.... oleyyy dedim evet şimdi yazabilirim... hem yeni kiloyu, hem de kaçamağı...

Hafta sonu yine dukan ekmeği yaptım.. ikinci yarı ısı süresini ( hani fırın soğukken koyup 15 dk 160 derece, sonra 15 dk 180 yapıyorduk ya) daha uzun tutuyorum 20-25 dk kadar... çıtır çıtır oluyor.. üstlerine de çok az susam yada çörek otu.. ekmek değil çörek oluyor vallahi...

Bir de fırında az soğan ve sarımsak ile ızgara soman yaptım ki... ımmmm... mutlaka burada anlatmalıyım detaylı tarifiyle... ve ayrıca, dukanella da ilk defa denendi tarafımca... tabii biraz modifiye edildi acilen, az biraz jelatin ve tartar ilevesiyle.. onu da anlatacağım....

İşte böyle.. Dukanla yolculuğa devam... kıyafetler artık ciddi sorun olmaya başladı... daha 7 kilo seyirde... 3-5 kilo da güçlendirmede ( ciddi yapılınca kilo verme yavaşlasa da sürüyor) derken 10- 12 kilo daha var... o nedenle yeni bişiler de almak istemiyorum.. son 4 aydır aldığım herşey tek kullanımlık oldu neredeyse... bakalım... sabahları en az 6-7 parça denedikten sonra ayarlayabiliyorum giyeceklerimi... İşte öyle.. tabii bu tatlı bir dert... tek sorun bu olsun dimi ama...

Bol şanslar hepimize...sevgiyle...:))

26 Haziran 2012 Salı

Fırın Patlıcanlı Hindi But

FIRIN PATLICANLI HİNDİ BUT
1 kilo patlıcan
1 kilo hindi but kuşbaşı
1/2 kilo domates
1 adet soğan
Salça ( isteğe bağlı)
1 tatlı kaşığı sıvı yağ
Tuz, karabiber, kırmızı biber
Maydanoz


Patlıcanlar soyulup hazırlandıktan sonra bütün olarak tuzlu suyun içinde 6-10 saat bekletilir ( bu kadar uzun bekletmeyi yeni keşfettim... inanın şeker gibi oluyorlar bekletildikten sonra ) suyun üzerine biraz ağırlık konulup patlıcanların suyun içinde kalması sağlanabilir.. Bekletilmiş patlıcanlar halka halka doğranıp tercihen silikon tepsi örtüsü yerleştirilmiş tepsiye ( silikon olunca hiç yapışmıyor- daha önce anlattım) yerleştirilir... çok çok az yağ ile üzerleri yağlanır...yaklaşık 30-40 dk 170 derecede pişirilir.

Kalça but, soğan ve domatesler ayrı bir yerde sotelenerek pişirilir... tercihe göre salça, tuz, karabiberi kırmızı biber eklenerek yemek harcı hazırlanır.. Pişmiş patlıcanlar hindi etli karışıma eklenerek 5-10 dk daha pişirilir... su miktarı ve pişme süresi de sebze yemeklerindeki dirilik tercihine göre ayarlanabilir... servis yaparken üzeri maydanoz ile süslenir...


Fırında yapılan patlıcanın pişirme yöntemi; biber, kabak, havuç( hafif ön haşlama sonrasında), soğan, ve diğer başka sebzelerde de çok başarılı oluyor.. bu sebzeler yemek yapmakta kullanılabileceği gibi, yoğurtlu yada sarımsak/domates soslu olarak etin yanında da yenilebilir...

Afiyet olsun.... sevgiyle ... :))


64. gün.... 13.5 kilo :)) dukan seyir dönemi ile seyir halindeyim...

Merhabalar...

Geçen hafta sonu yaptığım kaçamaklar nedeniyle biraz dengesi bozulsa da diyetin, ya da denizci tabiriyle rüzgarı kesilse de yelkenlerin, sonraki günlerde uygun rüzgarı yakalayarak seyrimizi sürdürmekteyim :))...

İşte öyle... gerçi bu hafta sonu da bir- iki küçük çifte kavrulmuş lokuma yenik düştüm ama sonrasında öyle çok hareket ettim ki.. sanırım vücudum kullanmıştır onları hemen... aslında neden bu kaçamaklar, onun da farkındayım... zaman ayırıp tatlı alternatifleri yapmadım ya kendime.. tatlı krizlerine yenik düştüm sadece... evet bence öyle...

Kaçamakları anlattıktan sonra biraz da yediklerimden bahsedeyim... Bunlar tabii ki seçenekler... hepsi bir arada değil... :)) Ayrıca sebzeli olanlar protein+sebze günü... diğerleri sadece protein günleri için seçenek ....

KAHVALTI;
- Çemensiz Pastırma, hindi göğüs füme, tavuk jambon, veya yağsız peynirler ve Dukan Ekmeği.
- Omlet
- Krep ve çeşitlemeleri...arasında yine yukarıdakilerle...
- Domates, roka, salatalık, maydanoz...

ÖĞLEN
- Sabahtan arta kalanlar :))
- Tavuk ızgara
- Yağsız kıymalı köfte
- Yağsız yoğurt

AKŞAM
- Somon... sadece soğan ve sarımsak ile pişirilmiş
- Hindi kalça veya göğüs eti kuş başısı ile sebze yemeği ( taze fasülye, patlıcan, bamya, mantar vs)
- Soya soslu tavuk..
- Hazır yarım ızgara tavuk ( derisi çıkarılmış)
- Fırın balık
- Fırın patlıcani biber.. yoğurtlu yada salça domates sosu ile...

ARALARDA;
- Goji berry, 2 çorba kaşığı...
- Jelatinli diyet jöle
- Ligth kakaolu puding
- Buzlu meyve aromalı dondurma
- Kakaolu yulaf kepeği keki

İşte yediklerim bunlardan oluşuyor...

Son günlerde ki bozmalarım nedeniyle biraz yavaşlayarak da olsa, dukan seyri sorunsuz devam ediyor kısaca... bundan sonra biraz tarifleri anlatacağım diğer postlarda..


Sevgiyle kalın... vazgeçmek yok... bol şans hepimize... :))

20 Haziran 2012 Çarşamba

42 beden ve sonrası... :(((

Dün bir yazı okudum bununla ilgili...

 42 beden sonrası hissedilenler.... evet ya.. :(( aynıyla vakiii... dedim yazmam gerekli...

Öyle dimi... bunu yaşamış hangi hatun kişi unutabilir ki o deneyimi... küme düşmek gibi... alınan kilolarla beraber yaşanan utanma hissine, bir de belli mağazalara mahkumiyet eklenir..

"Trend, moda, modern, stil, güncel, vsvsvsv" sözcükleri olmayacaktır.. büyük beden çalışan mağazaları araştırırsınız çaktırmadan... hele 50 - 52 sonrası hepten felaketiniz olur.. evet artık siz değil, sığmayı becerdiğiniz kıyafetler belirler nasıl giyineceğinizi, tarzınızı... renk tercihleriniz bile sınırlıdır.. Aynalardan kaçarsınız... kendinizden kaçtığınız gibi...

Bu durumlarla başa çıkmak zaten yeterince zorken... bir de standart mağazaların işgüzar görevlileri çıkar karşınız... inciten, hatta kabalaşan tarzlarıyla; "bizde size uyabilecek bir şey yok" "siz en iyisi büyük bedenlere bakın" "hayır, elinizdeki size uymaz".. bu sonuncusunda artık çıldırırsınız.. ya kardeşim başkasına bakıyor olamaz mıyım yani.."bu modeller 42 ye kadar" "biz maalesef NORMAL bedenlerde çalışıyoruz, size uymaz"....

Sanki kilolu kişiler uzaydan gönderiliyor...o kadar anormalmiş gibi.. yabancı hissetmeniz gerekli gibi.... ötekiymiş gibi... ve giderek artan bir aşağıya çekme çabası....


Bu öyküler uzar gider... başınızı önünüze eğersiniz... dilinizin ucuna gelen bir sürü şeyi söyleyemezsiniz... zaten kilo konusunda iç çatışmanız yeterince ağırdır, satıcılara hak ettiği yanıtları vermekten alıkoyar sizi... işte öyle çıkarsınız o mağazalardan... sanki yasak bölgeye izinsiz girmiş gibi.... hakkın olmadan uzanmış gibi... evet artık ait olmadığın yerlere girdiğinde böyle davranacaklardır sana... artık farklı bir dünyaya merhaba.... büyük bedenlerin, şişmanların dünyasına hoş gelirsiniz...

Evet araya sora bulursun o mağazaları... ama çoğunlukla nasıl bir hayal kırıklığı... o modelleri tasarlayanlar bu bedenlerde olmuş mudur diye meraklanırsın... o ne rüküş dizaynlardır öyle... sade bir kot istersin.. ya simli ya çiçekli.. eline aldığın her şey ya fırfırlı ya iri iri desenli... tanrımmmm dersin nereye düştüm ben.. feminen desen değil, seksi desen asla değil, resmi desen nerdeeee... ama mahkum bir şekilde seçmeye çalışırsın... üstüne olanlardan tarz yaratmaya çabalarsın yeniden... içine sinmese de....


İşte böyle...42 beden sonrası tam bir bunalım ve depresyon dönemi... ve bunu bilinçli besleyen zayıflama sektörü...kendinizi kötü hissetmeniz için her şey hazır, planlanmış sanki.. mağazalar, tv, yazılı basın, sosyal ağlar, vsvsvs... her yerden yağar kesintisiz.... tam bir mahalle baskısı.. hiç adil değil.. hiç değil ..

Bunları düşününce içimdeki isyankar kız "HAYIRRRRRRR" diye bağırıyor... kilo vermeyi durdurup bununla bir aktivist gibi uğraşasım geliyor... " Kilom beni ilgilendirir, size ne, kime ne" kampanyalarında başı bile çekebilirim... yada ben hem bu konuda mücadele edeyim hem de kilo vereyim.... bunca kilo ile vedalaşmış birisi olarak belki de sözlerim ciddiye alınır... ne dersiniz...

Sevgiyle.....

19 Haziran 2012 Salı

58. gün... bu defa kaçamak sonrası Dukan günleri...

Evet bunu da deneyimledim.. ve de dersimi aldım...
Hafta sonu.... çok acıkmıştım ve ortamda kuru pasta çeşitleri dışında pek de seçenek yoktu.. maalesef 2 adet tuzlu coki yedim... ertesi gün hastanenin brançında kirazlara dayanamadım.. bu sezon bir defa bozup yiyeceğim sözlerimi hatırlatıp kendime, bir tabak kirazı götürdüm maalesef.... en son da akşamında, bu suçlu ruh halinin didiklemesiyle babalar günü kutlaması için babamlara giderken kendimde dahil üçümüze birer tabak krem şokola alıp gittim... veee kendiminkini afiyetle yedim... tümüyle taammüden.. hafifletici bir tarafı da yoktu yani.. acayip ağır geldi.. saatlerce midem ağrıdı bir de üzerine... sanki bedenim beni cezalandırıyordu.... ve ertesi gün tartıda ceza faslı zirve yaptı + 2 kilo ile... eyvah ki ne eyvah yani... işte böyle..

Ohhh... bir batında anlatabildim yediğim yasakları :)) rahatladım mı hayır... ama vicdan azapları pişmanlıklar içinde yemeğe geri mi döndüm ( ki önceki diyetlerimin bozulma nedeni hep bu pişmanlıktan yemeler olurdu) ... hayır tabii ki hayır... 3 gün protein yaparak kaldığım yerden geri döndüm Dukana.. belki bir iki hafta duraklatacak beni ama olsun ne yapalım... bunu da gördüm... bozarsam ne olacağını yani.... işte öyle..

Kıyafet konusu giderek daha büyük zamanımı çalmaya başladı.. önceden idare eder dediklerim artık tolerans ötesinde bol... daha 8-10 kilo var vereceğim.. o nedenle de yeni bir şey almak istemiyorum... tam arada kaldım.. 2 hafta önce daraltmaya verdiğim giysiler bile bolarmıştı gidip aldığımda.. daraltmak bile sorunu çözmüyor...

Mudonun Outlate mağazasından birkaç parça giysi aldım... bir de Coton a bakacağım.. yaz için bu geçici çözümlerle devam.. Eylül başında belli olur kilomun son hali...kışlıkları da ona göre daraltacağım...

Menü soran dostlara;
2 gündür sadece protein günleri yapıyorum...yarında öyle olacak.. sonra gün aşırı sadece protein, sebze protein dönüşümlü olacak yine 
Dün..
Dukan krep 3 adet 
Krep içine çemensiz pastırma ve karper ligth peynir

Tavuk göğüs sote
Hindi boyun
Ligth meyveli yoğurt ( 1 adet)
Dukan puding 1 adet

Bugün
Dukan Krep hindi göğüs jambonlu
haşlama dana sote
Yağsız yoğurt

Yarım ızgara tavuk
Meyveli yoğurt
Goji berry ( 2 kaşık)

Sevgiyle kalın.... şansımız bol olsun :))




16 Haziran 2012 Cumartesi

55. gün.. 12.5 kilo.. dukan diyetim harika :))

Yulaf kepekli ekmekçikler
Evet diyete aynı hızla devam ediyorum...

Verdiğim kilolardan ve incelmeden çok memnunum...

Önceki verdiğim kiloları da düşünerek bu son kiloları vermekten biraz da endişeliydim.. malum cildin adapte olamaması ve sarkmalar kaçınılmaz olacaktı artık.. ama Dukan o konuda da inanılmaz... sıkılaşma ile birlikte gidiyor kilolar.. sanki metabolizma içinde glikozun az olması, insülinin dinlencede olması bir şekilde cilde de iyi geliyor... tabii ki bir miktar gevşeme oldu ama sarkma hemen hemen hiç yok....

Dukan ekmekleri
Hekim arkadaşlarım biraz kızıyorlar bana tek yönlü beslenme diye.. ama ben hiç öyle hissetmiyorum.. hele sebze günlerinde... karnım doyunca vicdanımın sızlamasına alışmışım ya son senelerde.... yine öyle... doyunca tamam diyorum bir hafta unut tartıda eksileri.. ama hiç de öyle olmuyor...2 çorba kaşığı yulaf ile 4 adet küçük ekmek yada 5-6 adet krep çıkıyor... bunlar diğer dengeli denilen diyettekilere eşit bir miktar zaten.. sağlıksızlık patates, makarna, pirinç yememek mi.. bunları hangi diyet öneriyor... zaten oturup 2 kilo et yiyeniniz varmı ki... hiç sanmam... tam tersi giderek daha az yiyerek doyuyor insan.. bünye biliyor ki.. acıkınca yine yiyebilir istediği kadar...

İnsülinin hakimiyetinden kurtulunca rahatlayan metabolizmada kan şekeri oynamaları olmadığı için; ani hipoglisemi atakları, aşırı acıkma falan olmuyor zaten... dolayısıyla yemek yemek ana gündem olmuyor... kendime hayret ediyorum ben bile unutabiliyormuşum yemek yemeği... işte öyle...

Acıkmadan ve vicdan azabı duymadan güle oynaya, doya doya doyarak geçip gidiyor günler :))... kolay bu gerçekten kolay.. hele belli kiloları verip iyice fark edilmeye başladığında çevrenin ilgi ve iltifatları da ayrı bir destek sağlıyor devam etmek için... sadece tek sorun kilo verimi hızlı olduğundan kıyafet adaptasyonu oldukça zor... ama bundan da kimsenin şikayeti olduğunu sanmam...

 İyi hafta sonları herkese....sevgiyle :))

13 Haziran 2012 Çarşamba

52. gün ve dukan diyeti ile 12. kilo... oleyyyy :))

Evet.. Dukan yolculuğu tam hızıyla sürüyor....dukan ile 12 toplamda 46 kilo :))) .....

Spor yapmaya da nihayet tekrar başlayabildim.... sorun yok... geçen hafta kakaolu dukan pudinglerini çifter çifter yediğim için belki de :) biraz duraklama yaşadım ama bu hafta gayet iyi gidiyor...

Günde 2 defa yeşil çay içiyorum mutlaka... sabahları da ısırgan çayı genellikle... kabızlık sorunu için menüye patlıcan, ıspanak, brokoli veya bolca roka salatası eklerseniz sebzeli günlerde, o da pek sorun olmuyor...

Az yediğim, akşam yemeğini üşenip atladığım ( hahahaha, bu da benim bakarmısınız, birileri deseydi dalga geçmeyin derdim :))) ) zamanlarda... kilo vermek de yavaşlıyor... Daha önce de söyledim... yine tekrarlayayım... Dukana harfiyen uyun ama aman az yemeye çalışmayın...

En büyük sıkıntı kıyafet konusunda... kilo vermeyi sürdürdüğüm için yeni bişiler almak da istemiyorum... ama ölçülerim bir iki hafta da bir de değiştiği için sabah hazırlanıp çıkmak.. bolaran giysilerin arasından üzerime bişiler bulmak bayağ zamanımı alıyor...

Diyeceksiniz ki, aman zayıflayayım da sorunum bollaşan giysiler olsun diyorsunuz... çok da haklısınız.. bu sorun aslında tatlı bir sorun... çok eski kıyafetlere sığıyor olmak, dün tam gelenin bugün bol gelmesi acayip keyifli bir şey.. hiç şikayetim yok.. ben sadece bir durum saptaması yaptım diyelim...

Sevgilerimle....

12 Haziran 2012 Salı

Slikon kalıplar ile DUKAN DİYETİ....... Çok eğlenceli ve kolay :))


Evet sevgili Dukancılar... İlk silikon kalıpları, hafif olmaları nedeniyle seneler önce teknede kullanmak için almıştım..ama pek güvenemedim başlarda... öylece de kaldı hiç kullanmamıştım...

Dukan Diyetine başlayınca mutfağa olan ilgim de depreşti doğal olarak.. tarifleri uygulamak, tarifler uydurmak çok keyifliydi.. ama yağ kullanmamak gerekiyordu... teflon, seramik, kağıt vs ne kullandıysam, fırında yada mikroda, bir şekilde hep yapıştı...

Veee .... bazı tariflerin yanlarında küçük silikon kalıplar dikkatimi çekti... bunlar benim eski kalıpların küçükleriydi.. o hafta uğradığım bir çok mutfak malzemesi satan yerde ve tahta kalede bulabildiğim her çeşidini aldım :)) hahahaha biraz abartmışım kabul :)) ama çokkk şekerler ve öyle inanılmazlar ki...

Küçük yağ şişesinin içinde sallanan silikonlu fırça hayat kurtarıyor resmen... ve diğer kek, ekmek, dondurma, turta, pasta kalıpları... inanılmaz pratik ve kullanışlı....

Fırın tepsisi içine yağlı kağıt yerine kullanılan ince silikon örtüler de her çeşit ızgara sebze de çok çok başarılı... silikon fırçayla neredeyse 1 kilo patlıcan dilimini 1 çay kaşığı yağ ile yağlamak bile mümkün





Sıcak bir şey karıştırırken silikon tel...slikon spatula.... yada fırından sıcak tepsiyi alırken silikon eldiven...  Bu eldivene de önceleri pek güvenemedim... ya elime ya tepsiye yapışacağından emin ürkek ürkek kulandım önce... ama inanılmaz yine... hiç ısı geçmiyordu gerçekten... çok kullanışlı çokkkk :)))

Donmuş çikolata, jelatinli dukan şekerlemeleri ya da dukan lokumu yapabileceğimi düşünerek aldığım diğer plaka kalıplar...

Bunlar yapmak istediğim şeyler.. tarifler aklımda ama daha deneme yapamadım.. ilk sonuçlar burada olacaktır merak etmeyin :))

Uzun olanını kurabiye yaparken kullandım sonuç inanılmaz...

Bu kalıpları öyle çok kullanıyorum ki anlatamam...

Dondurma kalıplarında; donmuş meyve aromalı sorbetler, dondurma, donmuş çukalatalı puding, donmuş meyveli yoğurt vs vs vs yapabiliyorsunuz.... tarifleri sırada :)) gelecek yakında....

Mesela ekmek yaparken çift ölçü yapıyorum 24 kalıp neredeyse 1 haftalık ekmek çıkıyor... yine kurabiyelerde küçük tadımlıklar yapabiliyorsunuz...

Turta kalıbı pasta altı yapmak için.. dikdörtgen kalıplar baton ekmek yapmak için... ortası delikliler kekler için... ve daha bir çoğu sizin yaratıcılığınız kalmış...

Ben bunlara DUKAN OYUNCAKLARI diyorum... iyi, başarılı, eğlenceli oyunlar olsun hepimize....

sağlıcakla... sevgiyle....

Dukan Diyetindeki özel yardımcılarım....

Dukan Diyetinde un, şeker, yağ kullanılmadığı için, izinli olan malzemelerle çeşitli tarifler deneme macerasını her Dukancı yaşıyor... aslında işin eğlencesi orada... "acabalar" ile başlayan bu meraklı yolculuk... "ama böyle de olur"larla.. "bir de bunu denesem" lerle devam edip gidiyor... bir de lezzetler yakalandı mı... dokunmayın keyfimize...

İşte bu farklı ama eğlenceli deneyleri daha da çeşitlendirip daha da keyifli hale getirebilirsiniz... nasıl mı? Dukan oyuncakları ve Dukan ek gıdaları ile.....





Dukan Oyuncakları :
- Silikon kalıplar
- Dondurma makinesi
- Silikon fırçalı yağlık
- Yapışmaz teflon-cam tava
- Yağsız fritöz
- Yumurta ayırma aparatı (*)
- Yoğurt makinesi (*)
- Ekmek Makinesi (*)



(*) henüz denemedim


Ek gıdalar ve katkılar;
- Aromalar
- Yulaf Kepeği
- Az yağlı kakao
- Toz jelatin
- Bitkisel Jelatin
- Krem tartar
- Mısır nişastası
- Süt tozu
- kuru maya
- Yumurta beyazı tozu
- Tatlandırıcılar
- Gıda boyaları


En çok tükettiğim gıdalar;
- Goji Berry
- Lor peyniri
- Az yağlı beyaz peynir
- Meyveli diyet yoğurt ( 1-2 adet/gün)
- Közlenmiş patlıcan
- Somon
- Hindi but
- Çemensiz pastırma
- Yağsız kıyma ile sebzeli yemekler
- Yağsız kıyma ile kuru köfte
- Tavuklu ıspanak- sote, beşamelli
- Ligth karper peynir



Evet yukarıda listelediğim bir çok maddeyi fotoğraflarıyla da anlatacağım.. hatta silikon kalıplar, goji berry, tatlandırıcılar, aromalar vs gibi bazı maddeleri ayrı ayrı postlarda anlatacağım... ilk yazı silikon kalıplara gelecek :))
Bu listeyi sürekli güncellemeye çalışacağım... sizlerin önerilerinizi de bekliyorum..

Sevgilerimle...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...