Dukan Diyeti - genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dukan Diyeti - genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2012 Pazartesi

Öncesi, Sonrası.... hissettiklerim... peki neden kilo almıştım ben...

Neden şişmanladım... nasıl izin verdim buna diye soruyorum kendime son zamanlarda...

Bu bir kaçışmıydı... kendimden... yaşamdan...

Sığınmak mıydı konfor yemelerinin yasak tatminine... ya da bir ceza belki de bilinçsizce verdiğim kendime...net değil duygular... karışık... içiçe... ayırt etmek çok zor ilk bakışta... belki de hepsinden bir parça...

Nasıl kıyar insan kendine... nasıl gelir bu hale... ama oluyor işte... oluyor... dostlar bile.. üzgün ama karışamıyor... karıştırmıyorsunuz... bir duvar arada penceresiz, kapısız.... öylesine dik... içine sadece yiyecekleri aldığınız kendinizle beraber... ulaşılamayan, karanlık, bulanık bir gerçeklik... fenaymış kısaca... çok fena...

Hep diyet yapıyordum oysa... devamlı zayıflama dergileri kitapları okuyordum dünyanın her tarafından... hep gündemimdeydi zayıflama ve diyet konusu... asla pes etmemiştim güya... buz dağının görünen yüzünde bu vardı... ama... içte... taaaa derinde... kaçmalarıma mezeydi sanki kilolarım... kendimi affediyordum yemelerimde... ve her kilo ile cezamı infaz ediyordum... niye cezaydı... o da net değil... yaşamımdan memnun olmasam da değiştirmek için bir şey yapmamamı cezalandırıyordum sanırım... ve kilolarla bir şey de yapamaz hale gelerek özür buluyordum bilinçsizce... nasıl bir sarmal, nasıl bir kısır döngü bakarmısınız...

Bunları öyle geç fark ettim ki... kendimden utandım... ne yapmıştım kendime... ben ki bu kadar güçlü bir insandım güya... ama yetmedi.. yetemedi... güçlü olmak kör olmaya... bilinçli, tercih edilen, taammüden olan körlüğe engel değilmiş demek ki...

Fark etmek çözümün başlangıcıymış... fark etmekten kaçıyormuşsun asıl... aynalara bakmadan... kendinle yüzleşmeden... ezber söylemlerle, ezber görmelerle... gördüğü inkarlarla yaşanan bir farkındalıktan kaçış durumu bu kısaca...

Her başarılı kilo verme macerasının en rating alan kısmıdır ya öncesi sonrası karşılaştırmaları, görsellikleri... işte en az onlar kadar değerli, öncesi sonrası hissetmeleri...

İnsanlara önceden gösterilebilse... görselleştirilebilse sonrası halleri... ve o sonrası halleri bir de anlatabilse.... farklılığı... hissettiklerini... yeni kendilerini.... bu hedef görsel ve beyinsel olarak oluşturulabilse... bence bingo... obezite diye bir şey kalmaz... yada hadi çok azalır diyelim...

İşte böyle...

Keşke dememek elde mi şimdi... keşke çok daha önceden anlayabilseydim tüm bunları... ama olsun ne yapalım... zararın neresinden dönersen karmış...

Ya hiç fark etmeseydim.... dimi ama :))

Sevgiyle...


20 Haziran 2012 Çarşamba

42 beden ve sonrası... :(((

Dün bir yazı okudum bununla ilgili...

 42 beden sonrası hissedilenler.... evet ya.. :(( aynıyla vakiii... dedim yazmam gerekli...

Öyle dimi... bunu yaşamış hangi hatun kişi unutabilir ki o deneyimi... küme düşmek gibi... alınan kilolarla beraber yaşanan utanma hissine, bir de belli mağazalara mahkumiyet eklenir..

"Trend, moda, modern, stil, güncel, vsvsvsv" sözcükleri olmayacaktır.. büyük beden çalışan mağazaları araştırırsınız çaktırmadan... hele 50 - 52 sonrası hepten felaketiniz olur.. evet artık siz değil, sığmayı becerdiğiniz kıyafetler belirler nasıl giyineceğinizi, tarzınızı... renk tercihleriniz bile sınırlıdır.. Aynalardan kaçarsınız... kendinizden kaçtığınız gibi...

Bu durumlarla başa çıkmak zaten yeterince zorken... bir de standart mağazaların işgüzar görevlileri çıkar karşınız... inciten, hatta kabalaşan tarzlarıyla; "bizde size uyabilecek bir şey yok" "siz en iyisi büyük bedenlere bakın" "hayır, elinizdeki size uymaz".. bu sonuncusunda artık çıldırırsınız.. ya kardeşim başkasına bakıyor olamaz mıyım yani.."bu modeller 42 ye kadar" "biz maalesef NORMAL bedenlerde çalışıyoruz, size uymaz"....

Sanki kilolu kişiler uzaydan gönderiliyor...o kadar anormalmiş gibi.. yabancı hissetmeniz gerekli gibi.... ötekiymiş gibi... ve giderek artan bir aşağıya çekme çabası....


Bu öyküler uzar gider... başınızı önünüze eğersiniz... dilinizin ucuna gelen bir sürü şeyi söyleyemezsiniz... zaten kilo konusunda iç çatışmanız yeterince ağırdır, satıcılara hak ettiği yanıtları vermekten alıkoyar sizi... işte öyle çıkarsınız o mağazalardan... sanki yasak bölgeye izinsiz girmiş gibi.... hakkın olmadan uzanmış gibi... evet artık ait olmadığın yerlere girdiğinde böyle davranacaklardır sana... artık farklı bir dünyaya merhaba.... büyük bedenlerin, şişmanların dünyasına hoş gelirsiniz...

Evet araya sora bulursun o mağazaları... ama çoğunlukla nasıl bir hayal kırıklığı... o modelleri tasarlayanlar bu bedenlerde olmuş mudur diye meraklanırsın... o ne rüküş dizaynlardır öyle... sade bir kot istersin.. ya simli ya çiçekli.. eline aldığın her şey ya fırfırlı ya iri iri desenli... tanrımmmm dersin nereye düştüm ben.. feminen desen değil, seksi desen asla değil, resmi desen nerdeeee... ama mahkum bir şekilde seçmeye çalışırsın... üstüne olanlardan tarz yaratmaya çabalarsın yeniden... içine sinmese de....


İşte böyle...42 beden sonrası tam bir bunalım ve depresyon dönemi... ve bunu bilinçli besleyen zayıflama sektörü...kendinizi kötü hissetmeniz için her şey hazır, planlanmış sanki.. mağazalar, tv, yazılı basın, sosyal ağlar, vsvsvs... her yerden yağar kesintisiz.... tam bir mahalle baskısı.. hiç adil değil.. hiç değil ..

Bunları düşününce içimdeki isyankar kız "HAYIRRRRRRR" diye bağırıyor... kilo vermeyi durdurup bununla bir aktivist gibi uğraşasım geliyor... " Kilom beni ilgilendirir, size ne, kime ne" kampanyalarında başı bile çekebilirim... yada ben hem bu konuda mücadele edeyim hem de kilo vereyim.... bunca kilo ile vedalaşmış birisi olarak belki de sözlerim ciddiye alınır... ne dersiniz...

Sevgiyle.....

12 Haziran 2012 Salı

Dukan Diyetindeki özel yardımcılarım....

Dukan Diyetinde un, şeker, yağ kullanılmadığı için, izinli olan malzemelerle çeşitli tarifler deneme macerasını her Dukancı yaşıyor... aslında işin eğlencesi orada... "acabalar" ile başlayan bu meraklı yolculuk... "ama böyle de olur"larla.. "bir de bunu denesem" lerle devam edip gidiyor... bir de lezzetler yakalandı mı... dokunmayın keyfimize...

İşte bu farklı ama eğlenceli deneyleri daha da çeşitlendirip daha da keyifli hale getirebilirsiniz... nasıl mı? Dukan oyuncakları ve Dukan ek gıdaları ile.....





Dukan Oyuncakları :
- Silikon kalıplar
- Dondurma makinesi
- Silikon fırçalı yağlık
- Yapışmaz teflon-cam tava
- Yağsız fritöz
- Yumurta ayırma aparatı (*)
- Yoğurt makinesi (*)
- Ekmek Makinesi (*)



(*) henüz denemedim


Ek gıdalar ve katkılar;
- Aromalar
- Yulaf Kepeği
- Az yağlı kakao
- Toz jelatin
- Bitkisel Jelatin
- Krem tartar
- Mısır nişastası
- Süt tozu
- kuru maya
- Yumurta beyazı tozu
- Tatlandırıcılar
- Gıda boyaları


En çok tükettiğim gıdalar;
- Goji Berry
- Lor peyniri
- Az yağlı beyaz peynir
- Meyveli diyet yoğurt ( 1-2 adet/gün)
- Közlenmiş patlıcan
- Somon
- Hindi but
- Çemensiz pastırma
- Yağsız kıyma ile sebzeli yemekler
- Yağsız kıyma ile kuru köfte
- Tavuklu ıspanak- sote, beşamelli
- Ligth karper peynir



Evet yukarıda listelediğim bir çok maddeyi fotoğraflarıyla da anlatacağım.. hatta silikon kalıplar, goji berry, tatlandırıcılar, aromalar vs gibi bazı maddeleri ayrı ayrı postlarda anlatacağım... ilk yazı silikon kalıplara gelecek :))
Bu listeyi sürekli güncellemeye çalışacağım... sizlerin önerilerinizi de bekliyorum..

Sevgilerimle...

5 Haziran 2012 Salı

Öncesi, sonrası ve Dukan Diyeti...

Bunca diyet anlatıp bir öncesi sonrası yapmamak olmazdı dimi :))

Evet 3 sene önceki halim sağda, ben bile unutmuşum bu hallerimi..
 

Buradan bakınca, hele şimdiki düşüncelerimle... nasıl izin vermişim bu hale gelmeye ve bu kadar kiloyu biriktirmişim... ben bile inanamıyorum..
 
3 sene öncesi

Bu kiloda çok uzun süre kalmadım ama yine de son 8 senede giderek habire biriktirmişim.. unutarak kendimi... aynalardan hayattan kaçarak hatta...

Yavaş yavaş kilo verdikçe... unuttuklarım geri geldi bir bir... bir çeşit uyanış gibi.. bir çeşit yeniden doğmak gibi bütün yaşadıklarım... kilo verdikçe iyi hissettim, iyi hissettikçe kilo verdim...zaten bu döngünün tersine çalışmasıyla biriktirmiştim onca kiloyu da... işte öyle...

Geçen hafta Selimiye de çekilen aşağıdaki fotoya ben bile inanamıyarak baktım.. beğendim yeni halimi :))... ayrıca eski tombik hallerimi de unutmuşum.. benzer bir hayretle baktım eski fotolara da... dedim paylaşmalıyım bunları da :)) evet fark müthiş.. verdiğim kilo çok dramatik.. 44 kilo..dile kolay... ama 3 sene... oldukça uzun bir süre...
   
Zayıflamak keyifli... ama yine de tüm zamanlarımın en keyifli ve rahat diyet dönemi Dukan... açık ara ile farklı diğer denediklerimden.. kendimi bildiğimden beri beslenme- zayıflama konuları ilgimi çeker araştırırım.. bu çok tartışmalı diyeti de çok inceledim... hatta bahsedilen mucizeye inanamadım başlarda... zor dedim uygulamak... ama kendimde ve arkadaşlarımda gördüm nasıl işe yaradığını... budur dedim ya... bu defa tamam.. ve sonrasına da uyarsan bir daha geri gitmem... işte öyle... 

Tabii ki tüm kiloları Dukanla vermedim ama, son dönemde, 45 gündür verdiğim son 11 kilo bu müthiş diyet sayesinde... Dukan dönemi tüm bu yolculuğun en keyifli ve kolay aşamasıydı...

Bu blogda anlatmayı da daha çok paylaşabilmek için istedim...
1 hafta önce
Dukan diyetinde başarılı olanlara bir misyonerlik ruhu bulaşıyormuş... etrafındakilerde yapsın istiyormuş kişiler :))) sanırım ben de bu ruh durumundayım... ve bu yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum... keşke daha önce bunu yapsaydım diyerek kendime... başka keşkeler olmasın diye... bir kişi bile bunları hissederse, biraz da sayemde :)) çok da mutlu olacağım..... Hastanede de bir "Dukan dayanışma" grubu kurduk... bence bundan sonra daha da eğleneceğiz ve destek olacağız birbirimize... bizi en iyi biz anlarız zaten... bence de :)))
Kilolar 3 senede gitti... ve 1 sene daha sürecek, dukanın bütün evreleri nedeniyle... yani daha benim diyet maceram da sürüyor kısaca....

Kilo vermek acaip keyifli bişi... gerçekten.... bayılıyorum bu duruma ve hiç kıyamıyorum bozmaya:))) son 10 kilo.. az kaldı yani ... şans dileyin bu yolculuktaki herkese...

Sevgiyle.....


1 Haziran 2012 Cuma

Dukan Diyet Özeti

Önceki yazımda söz vermiştim sizlere dukan diyetinin bir özetini anlatacağım diye...buyrun efendim....
 
Dukan Diyeti

İlk olarak bazı prensipler biraz benden, çoğu dukandan;

1- Kitabı tümüyle okumadan ve yulaf kepeği edinmeden diyete başlamayın,
2- Diyetin tüm evrelerini tamamlamayı göze alamıyorsanız hiç başlamayın, arada bırakırsanız kilolar fazlasıylageri geliyor,
3- Az yemek yada öğün atlamak marifet değil. Limitli ve serbest gıdalardan doyana kadar yiyin...
4- Günde 2-3 lt su mutlaka ve mutlaka için,
5- Mutfak maceralarına, dukan tarif denemelerine kendinizi hazırlayın, bunlar için silikon kalıplar edinin,
6- Toz jöle, jelatin, sıvı aromalar (vanilya, tereyağı, çikolata, limon, rom, çilek, tereyağ vs), yağsız kakao, gojiberry ( Malatya pazarında var) edinebilirseniz, diyet çok daha eğlenceli hale geliyor.... bunları fotoğrafları ile koyacağım sonraki yazıda... internette satılıyor, aktarlarda yada tahtakalede pasta malzemesi satanlarda bulunuyor..


 DUKAN DİYETİ 4 AŞAMADAN OLUŞUYOR,

1. Dönem: Atak Bu sürede tamamen protein ağırlıklı besleniyorsunuz… Dukan'ın belirlediği 72 yiyeceği (yağsız etler, derisi ayrılmış tavuk, her türlü deniz ürünü, yağsız süt, yağsız yoğurt, yumurta vs) 3 – 10gün boyunca istediğiniz kadar ve istediğiniz şekilde kombinleyerek yiyebiliyorsunuz. 1.5 kaşık yulaf kepeği de buna dahil. Bu dönem vücudunuzdaki birikmiş ödemi atmanıza ve diyetin geri kalan kısmını daha rahat yapabilmeniz için sizi yeni hayatınıza hazırlıyor…

2. Dönem: Seyir

Yine ağırlıklı olarak protein ile besleniyorsunuz, fakat artık yediğiniz proteinlerin yanına 28 çeşit sebzeyi ekleyerek zengin bir menü ve lezzet seçeneği ile kilo vermeye devam ediyorsunuz. Günlük yada 2-5 günlük döngülerle saf protein yada protein + sebze günleri yapıyorsunuz. Yulaf kepeği hakkınız bu dönemde dolu dolu 2 çorba kaşığı... Bu dönemin uzunluğu sizin vermek istediğiniz kilo ile doğru orantılı gidiyor…

3. Dönem: Güçlendirme

İşte beklenen an… Kilolarınızı verdiniz ve ideal kilonuza ulaştınız. Bundan sonrası artık çok kolay. Meyve, ekmek, peynir ve nişastalı yiyecekleri hayatınıza yeniden çağırabilirsiniz… Haftada iki kez kendinizi ödüllendirebilir ve verdiğiniz her 1 kilo için 10 gün hesabı ile bu adımın da süresini siz belirleyebilirsiniz…

4. Dönem: Koruma


Ve artık derin bir oh çekip rahatlayabilirsiniz… Kilolarınıza sonsuza dek veda etmenin haklı gururunu yaşayacağınız son dönem… Bu dönemde yapacağız hayatınızın bundan sonraki bölümünde Perşembe günleri ya da sizin belirleyeceğiniz herhangi başka bir günde protein ile beslenin ve diğer 3 kuralı uygulayın… Yeniden kilo alma endişesi olmadan istediğiniz kadar yiyerek hayatınızın tadını çıkarın.


YİYECEK KATAGORİLERİ;


1. Kategori: Yağsız etler ( Sığır eti ve Dana eti, kuzu eti hariç)
Önerilen pişirme şekli ızgaradır, fırında ya da elektrikli ızgarada kızartılabilir ya da yağlı kağıtta pişirilebilir, isterseniz haşlama da yapabilirsiniz.
2. Kategori: Sakatatlar: Bu kategoride, ciğer(Dana, sığır ya da kümes hayvanlarının ciğeri) ve dil yenebilir.
3. Kategori: BalıkBütün yağlı balıklara izin var. Özellikle sardalye, uskumru, ton balığı ve somon. Beyaz etli ve yağsız balıklarda yenebilir. Örneğin; Mezgit, dilbalığı, çipura, barbunya, kedibalığı, alabalık, pisibalığı, karagöz, fenerbalığı vb.
4. Kategori: Deniz ürünleriKabuklular ve yumuşakçalar bu besin kategorisine girer. (Gri ve kırmızı karides, yengeç, midye, ıstakoz, kerevit, istiridye ve taraklar.
5. Kategori: Kümes hayvanlarıÖrdek ve kaz gibi düz gagalılar dışında derisi alınmak kaydıyla bütün kümes hayvanları yenebilir.
6. Kategori: Az yağlı ya da yağları ayıklanmış jambonVakumlu ambalajda önceden dilimlenmiş, temiz, kemiksiz ve kokusuz olan bu ürünler kolayca taşınabilir ve öğle yemeği hazırlanmakta kullanabilir. Daha yağsız olduklarından sadece tavuk ve hindi jambon tercih edilmeli.
7. Kategori: YumurtalarYumurtalar katı, rafadan, buharda (çılbır usulü) ya da yapışmaz tavada omlet olarak pişirilebilir. Unutulmaması gereken tek şey tereyağı ya da sıvı yağ kullanılmaması gerektiğidir.
8. Kategori: Yağsız süt ürünleriYoğurt, beyaz peynir ve diğer süt ürünleri)
9. kategori: Günde 1,5 litre sıvıTek zorunlu kategori budur. Hepsini su olarak düşünmeyin. Gün içinde içtiğiniz çay, kahve ya da kolayı da bu sıvı miktarının içinde düşünebilirsiniz.
10. kategori: 1,5 Çorba Yulaf Kepeği
Yulaf kepeğini yoğurt ya da sütün içine karıştırarak da yiyebilirsiniz. İçine aspartam katarak tatlı olarak da yapabilirsiniz. Aşağıdaki tariften faydalanarak galeta elde edip sabahları da tüketebilirsiniz. Seçim sizin

İşte özetle dukan diyeti.... ama bunlar asla yetmez mutlaka kitebı dikkatlice okumalısınız.. üstünkörü bilgilerle yapılacak iş değil bu diyet... bilmek, anlamak, ikna olmak ve kararlı olmak gerekiyor....

Hayırlı olsun şimdiden diyetiniz... sevgiyle kalın :))     .

20 Mayıs 2012 Pazar

evettt.... artık her gün buradayım.... umarım yani

İyi pazarlar...

Dün söz verdiğim şekilde artık buradan, mümkün olduğunca her gün dukan maceramı paylaşacağım sizlerle....

NELER OLACAK BU SAYFALARDA:
Nasıl başladım,
İlk günler nasıldı,
Atak döneminde neler yedim,
Seyir dönemim....
Kendimce yaşadıklarım... yaptıklarım...
Tarifler; hem kendimden hem netten bulduklarım...
Dukan dünyasından haberler...
Dukan blogları, siteleri...
Dikkat edilecekler....
Dukan eleştirileri, saldırılar, yorumlar....
Küçük kaçamaklarım....
Hissettiklerim... beklediklerim....
Diğer Dukancılar....
ve giderek tarifleri ve resimleriyle bugün ne yedim....

Pek düzenli, yada kurumsal raporlar gibi olmasa da, bence Semaca anlatacağım yine..... ilgilenenlere.... ben de ben de diyenlere....

İri, sevimli, yanakları kırmızı kırmızı herkesin mıncıklamaya bayıldığı bir bebek olarak başladığım hayatta o günlerden belliymiş başıma gelecekler... ilk gençlik günlerinden beri hep bir diyet ve kilo verme oldu benim gündemimde.... daha kolaydı önceleri...dengelemek... depresif dönemlerimde aldığım kiloları keyif dönemlerimde vermek, verdikçe daha da keyiflenmek... ama geçen senelerle birlikte artık giderek zorlaştı bu dengeyi sürdürmek.... zorlanmaya başladım verme aşamalarında.... bende kalan kısmı arttı, arttı... farklı yaşam dönemeçlerinde motivasyonumu kaybettim hatta... koyverdim bazı bazı... ama hep savaştım bir şekilde... bilinçli yada bilinç altı.... kabullenmesem de, ciddi uğraşmasam da... kiloları biriktirsem de... ilgim hep sürdü diyet dünyasına... hatta bir ara iş olarak bile yapmak istedim.. ama güldüm kendime.. bu kilolarla mı diye... ama okudum, inceledim izindeydim tüm yenilikleri... ve seneler geçti... ben bana bir ben daha kattım neredeyse....

3 sene önce... artık uçak koltuklarına zor sığar durumdaydım... ayak ayak üstüne atmakta zorlanıyordum... bu konuda bir şeyler yapmalıydım... hem hayatıma çeki düzen vermeliydim.. gitmiyordu, olmuyordu.. hem de kendime.. taşıyamıyordum artık...

İşte böyle başladım uğraşmaya kendimle... bu yolculuğun detaylarını da anlatırım başka bir yazıda.... yaşadıklarım... 2009 Nisan da başladı bu yeniden savaş.... önce 12 kilo verdim... sonra 2010 başına kadar bunun 6 sını geri aldım.... 2010 da daha kolaylaşmıştı artık hayat.. kendim bir düzen kurmuştum yeniden....geri aldığım 6 kiloya bir 6 kilo ekleyip 2010 sonuna kadar yine 12 kilo verdim... toplam da 18 kilo.... 2011 Eylüle kadar +20 kilo daha verdim....toplamda 38 kilo olmuştu... mutluluğumu anlatamam...

Geçen sene Ağustos sonu bir ameliyat geçirdim.. 3 ay spor yapamadım... düzen bozulmuştu bir miktar... 2012 Nisana kadar sadece kilomu bir miktar korusam da 4 kilo almıştım yine... vermekte zorlanıyordum... oysa vermem gereken 15-20 kilo daha vardı en zayıf hallerime yeniden dönek için... son bir atağa ihtiyacım vardı.. ama bir türlü beceremiyordum istediğim gibi....

Dukan kitabını biraz okumuştum yılbaşında.. bana pek de sağlıklı ve uygulanabilir gibi gelmemişti ve koymuştum bir kenara... ama çok yakın bir arkadaşım ve eşi öyle disiplinli ve başarıyla uyguluyorlar ve güzel kilo veriyorlardı ki, onların da ısrarıyla başladım " hadi bari bir deneyeyim" oldum...

Ve Dukan Macerası başladı....

1 ay oldu... arada Antalya da bir toplantıda bozdum hatta 4 gün... ama buna rağmen önce o aldığım 4 kiloyu ve ilave olarak da bir 4.5 kiloyu vermeyi becerdim 1 ayda... KISACA DUKAN İLE 1 AYDA 8.5 KİLO VERMİŞTİM..... Oleyyyyyyy.... hem de kolaylıkla, acıkmadan, zorlanmadan... keyifle....

Evet zorlukları hiç mi yok... var elbette.... meyve yiyememek ve sosyal ortamlarda bile alkol alamamak biraz zorluyor... ama buna dayanmak gerekiyor bir süreliğine...

Geçen hafta kan testlerimi de yaptırdım.. her şey yolunda.... ürik asit üst sınırın çok az üzerindeydi onun dışında tüm değerler hayatımdaki en sağlıklı sonuçlardı.. bir oleyyyyyy daha :))

İşte bundan sonra dedim bunu anlatmalıyım... tartışmalıyım...

Bu yolculuğum bundan sonrasını burada anlatmaya çalışacağım düzenli olarak... benim dışımda bir kişiye bile yararı olursa iyi ki anlatmışım diyeceğim...

Bol şans hepimize.... Sevgiyle....

NOT: Sadece aldığım ve verdiğim kiloları paylaşıyorum, gerçek kilomu söylemiyorum... dikkat etmişsinizdir... senelerin verdiği alışkanlık işte... söyleyemiyorum ne yapayım :(( sadece 2009 Mart ayında 56 beden artık dar geliyordu diyeyim... kalanı siz anlayın artık :((( ama istediğim kiloya ulaşınca söz veriyorum kronolojik olarak hepsini gerçek rakamları ile yazacağım burada... bu da sürpriz kısmı olsun olur mu :)))) anlayacağınızı biliyordum zaten :))


8 Mayıs 2012 Salı

Dukan diyeti, dikkat edilecekler

Evetttt....
Dünkü yazıda diyetin işe yaradığını söyledim..  çok da anlatmadım aslında teknik olarak.. ama öyle riski olmayan zararsız bir diyet olduğunu da iddia etmeyeyim... bir doktor olarak, bunu da anlatmalıyım öncelikle dedim....

Tabii eğer önerilenleri önerildiği şekilde yapmazsanız riskler oluşabilir... öncelikle su içmek çok önemli.. vücutta proteinlerin yakıt olarak kullanılmasına bağlı keton, aseton, ürik asit gibi metabolizma atıkları oluşuyor.. bunların vücuttan atılması için ve zarar vermemesi için gerçekten bol bol su tüketmek gerekiyor.. zaten insan inanılmaz susuyor...su içmek zul gelmiyor yani merak etmeyin.. hatta benim aromalı çaylara ilgim çok arttı.. tatları bana daha bir hoş gelmeye başladı bu aralar...

Ben kongre molasında bozma cezası olarak ataktan yeniden başladım.. 4. günüm.. ama atak süresini 4-6 günden uzun yapmamak lazım... bu kısa sürede de ciddi zarar oluşmaz zaten...

Yulaf kepeği yine bu diyeti dengeleyen en önemli faktör.. hem posa hem mineral hem B vitamini desteği veriyor... yine sebze günlerinde özellikle C vitamini depoları doluyor.. yani bilinçli tüketmek ve koyu yeşil yapraklı otlardan salata yemek gerek...

Birde önerilen Gojiberry(kurt üzümü kurusu) var.. ben dün tattım. ben beğendim.. tatlı-mayhoş biraz dut kurusunu andıran bir tadı var.. bugün tavuk soteyi yerken yanına bile yakıştırdım.. İnanılmaz bir besin.. antioksidan deposu, kolesterol düşürücü ve E vitamini açısından zengin...aktarlarda malatya pazarında da var...

Kısaca bu diyete eksik malzeme ile başlamamak gerekiyor.. yağ kısıtına uyup hayvansal yağları kesmek önemli.. balık ise ihmal etmeden sıklıkla yenmeli..

İşte bunlara dikkat edersek, yulaf kepeği, sebze günleri doğru sebzeler, gojiberry kullanılırsa ve tabii ki yeterince su içilirse bence bu süreç sorunsuz biter.. güçlendirme dönemi ise bir uyum dönemi olduğundan daha kolay uygulanabilir zaten...inanın kilo vermenin tadını alınca bu iş keyifli bir oyuna dönüşüyor.. ve izin verilen besinlerle yapılabilecek pek çok lezzetli yemek ve yiyecek mevcut.. bu farklı bir mutfak macerasına dönüşüyor sonunda.. yani şimdilik benim için de öyle...

Sonrası mı :))) onları da yaşadıkça anlatacağım canım... ben henüz acemisi sayılırım bu diyetin.. merak edenleri tatmin edecek bir çok blog yada yazı internette.. dukandiyettariflerim sitesini özellikle öneririm... Bu işlere ilgi duyuyorsanız bir bakın derim...... sevgiyle :))

Dukan diyeti... vallahi işe yarıyor

Merhabalar...
Daha önce de anlattım.. yıllardır şu diyet işlerine mesai harcarım.. bir alış veriş sürüp gider aramızda.. bazen galip, bazen mağlup.. işte öyle...

Son 3 sene de aslında galip olan taraftayım allahtan.. düzenli olarak bayağ kilo da verdim.. ama son 6-7 aydır tık yok.. sadece bulunduğum kiloyu koruyordum... tam da yeni bir şey ararken tanıştım Dukan diyeti ile. Önce karmaşık ve zor geldi ve vazgeçtim.. sonra yapan arkadaşlarımın da gaz vermesiyle başladım.. evet zor, kararlı olmak lazım..disiplin istiyor... ilk günlerde adapte olmak zahmetli.. ama giderek alışıyor insan.. ve kiloların gidişinin hızıyla da iyice keyifleniyor.. ben sevdim yapıyorum.. 10 gün yaptım 5 kilo gitti.. ancak araya Antalya'daki kongre girince bozuldu maalesef.. döndüm, atak programı ile başladım tekrar.. aldıklarımı verdim ve bugünden itibaren de devam ediyorum...

Öncelikle acıkmıyorum.. vücuda sıfıra yakın karbonhidrat girdiği için, insülin susuyor.. keton da artıyor muhtemelen ve acıkmalar da bitiyor... şimdilik fazla değişik bir şeyler de istemiyor canım.. kardeş kardeş geçiniyoruz haşlama yada ızgara etlerimle.. izin verilen yulaf kepeğinden krepler, peynirli çörekler bile yapıyorum.. aslında internette çok yaratıcı tarifler var.. sıkılınca birer birer uygulama planındayım..

Kısaca protein ağırlıklı besleniyorsun ilk günlerde...sonra yavaşça aralıklı yeşil sebzelere izin var.. miktar kısıtlaması olmadan yasaklara uyarak hızlı kilo veriliyor.. işe yarıyor... gerçekten.. bir de göbekten kilo veriliyor diğer diyetlerden farklı olarak... sanırım metabolik sendromun tersi bir mekanizma ile, karbonhidratsız ortamda öncelikle karın içi yağlar yakılıyor.. bunu hissedince daha bir motive oldum bu zor diyete...

Buradan aralıklı yazacağım diyetle ilgili.. bakalım ne kadar sabredeceğim ve benim Dukan maceram nasıl seyredecek.. şimdilik oyun gibi.. bu motivasyonla spora da başladım yine.. iyi de geldi bana...

Anlatmayı sürdüreceğim buradan... bana şans dileyin olur mu :)))) hadi bakalım iyi seyirler diyorum kendime......
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...